Mimar Sinan'ın Ustalık Eseri Edirne Selimiye Cami

Mimar Sinan'ın Ustalık Eseri Edirne Selimiye Cami

22 Mart 2019

1024 kez görüntülendi

Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diyerek 80 yaşında yapmış olduğu Selimiye Camii Osmanlıya başkentlik yapmış Edirne'nin merkezinde tüm ihtişamıyla sizleri karşılamaktadır. 1569-1575 tarihleri arasında II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Kanuni’nin İran seferine çıktığı sıralarda II. Selimi, tahtını koruması için Edirne’de bırakır. Edirne’ye özel bir sevgiyle bağlanan II. Selim Selimiye Camiinin buraya yapılmasını istemiş. 6 yıl gibi kısa sürede inşası tamamlanan Selimiye camii varlığıyla Edirne’ye güç katarak ona simgesel bir nitelik kazanımı sağlamıştır.

Cami’yi anlatmadan önce Mimar Sinan hakkında kısa bir bilgi vermek gerekecek olursa, Yavuz Sultan Selim tarafından devşirilen Rum kökenli bir Hristiyan’dır. Ancak Osmanlı da Türkleşerek devlet kademelerine yükselmiş zamanla Türklerin mimari temsilcisi olmuştur. Edirne civarında 20 kadar eseri bulunan Mimar Sinan’ı Edirneliler Edirneli olarak sayarlar. Selimiye'yi bitirdiğinde 85 yaşındaydı. Koca Sinan, Selimiye ve Edirne için şunları söyler.

"Kalfalığımı İstanbul'daki Şehzade Camisi'nde yaptım. Ustalığımı da Süleymaniye Camisi'nde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han Camisi'ne sarf edip uzmanlığımı gösterdim ve anlattım. Öyle büyük bir Cami yaptım ki Edirne içinde bütün halkın beğenisine layıktır."


Ayasofya’dan daha büyük olan kubbesi mimari özelliklerinin erişilmez ligi yanında taş, mermer, çini, ahşap, sedef gibi süslemelerle bakımından oldukça değerlidir. Yalnız günümüz araştırmacıları tarafından değil, eski araştırmacılar tarafından da başyapıt olduğu konusunda birleşmiştirler. 1878-1962 tarihleri arasında yaşayan Avusturyalı Sanat tarihçisi Ernst Diez Türk ve İslam Sanatı tarihi eğitiminin başlaması için gelişmelerde bulunmuş.  Diez, “Selimiye, mekân, büyüklük, yükseklik, topluluk ve ışık etkisi bakımından yeryüzündeki bütün yapıtların üstündedir” diyerek aslında Mimar Sinan’ın eserinin eşsizliğini destekler nitelikte olmuştur.
 
En çok merak edilen ve caminin sembolü haline gelmiş ters lale motifidir. Cami arsasının sahibi olan kadının arsasını vermek istemediğinden dolayı caminin tamamlanamadığı ve Mimar Sinan’ın yaşlı kadının ikna ederek bahçesinde yetiştirdiği laleleri sembolize etmek için bu laleyi koyduğu söylenmektedir. Ters lale koymasının sebebi ise çıkardığı güçlük ve ters tutumu için. Ters lale ile toplamda 101 ayrı lale motifi kullanılmıştır.

Ayrıca daha ilginç bir bilgi vermek gerekirse,1913 yılında Bulgar kuşatmasında camiye isabet eden topun izlerinden biri hala görünmektedir. 1930 yılında Atatürk’ün Edirne’ye yaptığı ziyarette top izinin ibret olarak yerinden kalmasını istemiş.

Bir Trakyalı olarak Selimiye Cami'nin beni en çok etkileyen yanı ise Mimar Sinan’ın Müthiş zekasının nişanesi olarak Kuzeydoğu ve Kuzeybatı köşelerindeki minarelerin merdivenlerinde çıkanların birbirlerini görmemeleridir. Daha da açıklayacak olursak, 1. Merdivenle birinci ve üçüncü şerefelere çıkılır, 2. Merdivenle ise ikinci ve üçüncü şerefelere, 3. merdivenle ise doğrudan üçüncü şerefeye çıkılır ve bu sırada çıkanlar birbirlerini görmezler. Osmanlı ve Türk tarihinin baş yapıtlarından olan Selimiye Camii çok uzaklardan bile 4 minaresi göze çarpar. Kurulduğu yerin konumu nedeniyle Mimar Sinan’ın Şehircilik uzmanı olduğunu da kanıtlar niteliğindedir. Dilden dile dolaşan efsanelerden biri de minarelerin hangi yönden bakarsan bak 2 tane görünmesidir. Ancak bu şekilde değerlendirilmesi doğru değildir. Minareler birçok yerden 3 tane görülebilir.  

Türkiye'nin Marmara bölgesinin Trakya yakasında bulunan Edirne, konum olarak Bulgaristan ve Yunanistan ile sınır komşusudur. Yolu düşenlerin mutlaka Ciğer Tavayı bir de burada denemenizi öneririm. Edirne'nin meşhur tatlıları arasında lezzetli bir yolculuk yapmak isteyenlere acıbadem kurabiyesi, bademli Edirne kurabiyesi, kişniş şekerleri, lokum ve dillere destan olan Badem ezmesini denemenizi herkese tavsiye ederim. Ve Edirneli pehlivanların temel gıdası olduğu söylenen deva-i misk helvası denemeye değer.  Her yerde bulunmayan ama rastladığınız zaman kaçırmamanız gereken bir tat Patlıcan Reçelidir. Adını duyana kadar tadının patlıcan olduğunu anlamayacağınız bir tat. Tüm Trakya'da olduğu gibi Edirne'nin de meşhurları arasındadır Peynir helvası. 

Edirne’den ayçiçeklerinin içinde bir fotoğraf çekilmeden ayrılmayın derim.  Umarım tarihiyle, atmosferiyle ve tatlılarıyla size bir Edirne Turu yaptırabilmişimdir 😊

edirne trakya

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz

E-Mail adresiniz ekranda gösterilmeyecektir. Rahatsız edici yorumlar için hukuki haklar saklıdır.